18 Aralık 2015 Cuma

Teknik Direktörlerden Adamlık Dersleri

Hamza Hamzoğlu'na "haksızlık" yapıldı ve Galatasaray'dan gönderildi. Ertuğrul Sağlam'a "haksızlık" yapıldı ve Bursaspor'dan gönderildi. Hamza Hamzaoğlu, Bursaspor'un başına geçti. Benim bu "haksızlık" işlerine kafam basmaz. Bir kulüp bir profesyonel haksızlık ettiyse, o profesyonel işini iyi yapmakta ise, başka bir kulüp açar kapısını... Serbest pazar dediğimiz şey işte. Profesyonel dünyada büyük şirketler arasında da transfer oluyor neticede.

Mesela Hamza Hamzaoğlu, tıpkı Slaven Bilic gibi, burada tartışmalı & başarısız veya başarılı kariyerini alıp, bir Avrupa takımının başına geçebilirdi. Galatasaray teknik direktörü titri, buna yeterdi diye düşünüyorum. Neden olmadı? Neden, olmasının en ufak bir ihtimali bile yoktu?

"Ya kardeşim, onların kültürleriyle, bizimkisi şeysi..." Söylenen şey bu. Peki, takımlarda Türk oyuncu kalmadı, Hamza Hamzaoğlu veya herhangi bir Türk teknik direktör Avrupa'da çalışamıyorken, nasıl olacak da, Türkiye'deki kulüplerdeki yabancılarla çalışabilecek? Onların kültürleri "şeysi" olmayacak mı? Hamzaoğlu - Sneijder ilişkisi mesela?

Sana haksızlık yapıldıysa, pazar bunu görür. Git sen de Leverkusen'in teknik direktörü ol. Benfica'ya git, Everton'a git, Napoli'ye git, Valencia'ya git, Gladbach'a git. Alman 2. ligine git yahu. Sen oralara gidecek kalibrede değilsen, Galatasaray seni gönderirken nasıl haksızlık ediyor?

Bir futbolcuyu değerlendirirken, Avrupa'daki mestektaşlarıyla, evrensel kriterler üzerinden değerlendirmiyor muyuz? E hangi Türk hoca evrensel kriterlerde bir fark yaratmış bugüne kadar?

Bir haber; "Hamza Hamzaoğlu, kadro dışı kalan Miroslav Stoch ve Josue'yi affetti." Bu adamları kulüp kadro dışı bırakıp kulüp affettiyse, kulübün kendine saygısı yok. Eğer önceki teknik direktör kadro dışı bırakıp, Hamza Hamzaoğlu affettiyse, o zaman teknik direktörlük mesleğine saygısı yok. Vardır bu, temiz sayfa çekelim, ben Stoch'u oynatırım ayakları. Bu bu Stoch'ların da futbola döndüklerini hiç görmedim. Yalandan rüzgar yapmak için kullanılırlar.

Devamlı "Adamlık" konuşmaları... Biz adamlığı sözde değil, icraatta bekleriz. Kardeşim bu Stoch ve Josue önceki teknik direktörlerine "haksızlık" etmişlerdir, çok meraklılar ya bu laflara. Mesleğe yapılan saygısızlıktır. Ben bunları affedersem mesleğime ihanet etmiş olurum diyebilen var mı? Be Hamza hoca, Bursaspor'un sorunu Ertuğrul Sağlam mıydı ki, şartların hiç biri değişmemişken, gittin Bursa'ya hoca oldun.

"Ya ne yapsaydım, mesleği mi bıraksaydım?"

Yoo, dünyada binlerce kulüp var. Madem Türkiye'deki yapıdan memnun değilsin, Şampiyonlar Ligi oynamış hocayı, birileri alırdı be hocam. Almadılar mı? Dünya mı sana haksızlık ediyor hocam? Niye haksızlık etsin ki? Senle ne dertleri var yani?

"E kardeşim, Bilic'i de oraya götüren şey, salt teknik direktörlüğü değil, futbolculuğunun da orada olması..." Sen de oyna o zaman kardeşim, sen de oyna. Tutan mı var?

Türkiye'deki sistemin bütün arızalarının, bütün defolarının parçası olup, o defolar içerisinde bir yerlere gelip, sonra ilk fırsatta aynı yere çakmayı da ben anlamıyorum açıkçası.

Türkiye'de yapısal hiç bir değişikliğe imzasını atmamış, sistemi zorlamamış, tamamen uyum sağlamış adamlar çıkıp bize "İmparatorluk", "Adamlık" falan satıyorlar ya, ben o işi de anlamıyorum. Kulüplerin ne kadar rezil yönetildikleri ayrı mesele de, kimse kendini çekip tertemiz bir noktaya yerleştiremez - Mustafa Denizli'nin tabiriyle- netcede.

4 yorum:

  1. ''Türkiye'deki sistemin bütün arızalarının, bütün defolarının parçası olup, o defolar içerisinde bir yerlere gelip, sonra ilk fırsatta aynı yere çakmayı da ben anlamıyorum açıkçası.''

    özeti bu.harika bir yorum.yılmaz vurul misal devamlı sistemi eleştirir.ama yıllarca sistemin içinde kendine yer ayrılmıştır .boşta kaldığı çok nadir görülür.

    hamzayı savunanlar aslında terimi savunuyorlar medyada.galatasaraydaki eski oyuncu yorumcularında da benzer durum sözkonusu.hamzayı çok sevdiklerinden değil terim hamza ilişkisinden dolayı bir anda hamzacı oldular.
    herkes 3 kupa falan kazandı deyip hamzayı savunuyorlarda kimse oynanan oyundan falan bahsetmiyor.geçen sezon yılın oyuncusu bir kaleciydi(muslera)kimse bundan bahsetmiyor.ama hamza 3 kupa kazandırmış.cevat güler benzeri bir vakıa daha yaşandı bence galatasarayda.ama bunu göremediler.

    YanıtlaSil
  2. yapilan felsefe uzerine felsefe yapmak nedir yahu?
    simdi bizde; felsefenin felsefesinin felsefesinimi yapacagiz?
    asil adamlik dersi boyle felsefe yollarini acmakla oluyor bence.
    yoksa birakalim dayimiz, amcamiz fikrini soylesin, gencler de dinler gibi yapsin.

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bir yazı olmuş. Bence Galatasaray Hamzayı değil, Hamza Galatasarayı bıraktı. Fakat kulübün prestiji sarsılmasın diye basına sanki yönetim Hamzayı kovmuş gibi yansıttılar. Ben mali sorunlar düzeldikten sonra Hamzanın tekrar Galatasaray ile anlaşacağını tahmin ediyorum.

    YanıtlaSil
  4. adsız 20:41

    bence hamzayı yeni yönetim başından beri istemedi.3 kupa aldığından zorunlu olarak devam denildi.skorlar ve oynanan oyun rezalet olduğundan kapıyı gösterdiler.hamza kendisi söyledi.şok oldum diye.terime telefonda söylemiş terimde inanamamış :)

    YanıtlaSil