30 Aralık 2015 Çarşamba

Volkan Demirel Euro 2016

Ben milliyetçi bir insan değilim. Hayata o perspektiften bakmadığım için, spora da bakmam. Dolayısıyla, bir sporcunun Milli takımda oynamayı reddetmesini, vatana ihanet olarak yorumlamam. Hakkıdır ve bu hak tanınmalıdır. Sporcular hiç bir gerekçe göstermeden, Milli takımda oynamayı reddedebilmeliler. Zira Milli takımda oynamayı reddetmek demek, doğal olarak bunun sağlayacağı maddi ve manevi katkıyı da reddetmek demek. Bu reddi tercih eden insan, özgür bırakılmalıdır.

Lakin Volkan Demirel'in Milli takım reddi, bir sportif olaydır ve bu çerçeve içinde değerlendirilir. Bir maçtan 20 dakika önce, eldivenlerini çözüp sahadan ayrılan bir sporcu, ister Milli takım olsun, isterse kulüp takımı olsun, ahlaken bir daha o eldivenlere, o forma altında dönmemelidir.

Çünkü Volkan Demirel'in eldiven çıkartma meselesi, biliyoruz ki Fenerbahçe - Galatasaray çekişmesi. Milli maçın Galatasaray'ın stadında oynanması, kale arkasında Galatasaray taraftarının olması ve oradan küfretmeleri... Volkan Türkiye'nin her yerinde küfür yer. Küfürü savunduğumdan değil, küfür meselesi bu ülke sporunun doğal akışı içinde vardır. Ne yani? Fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçe kariyeri boyunca Volkan'a hiç mi küfür etmemiştir?

Dolayısıyla, Volkan'ın orada verdiği tepki, kulüpçü çizgide bir tepkidir. Dediğim gibi, ben bunun özgürlüğüne de inanıyorum. Kardeşim ben Milli takımda oynayıp o küfür edenleri kurtarışlarımla mutlu etmek istemiyorum diyebilirsiniz. Bu, yaşam hakkı kadar doğal bir şeydir. Volkan Demirel, ben bir daha Milli takımda oynamak falan istemiyorum deseydi, takdir edilmeliydi.

Peki Volkan ne yaptı? "Hocam çağırırsa, Euro 2016 kadrosunda olmak istiyorum" dedi. Ben Volkan'ı beğenirim ama sevmem. Bu kenarda dursun da, şu açıklamayı kendisine hiç yakıştıramadım. Sevmememe rağmen yakıştıramadım. Sen eldiveni attın, gittin Volkan. Bunu maça çıkmaya 15 dakika kala yapmasan, en ufak bir eleştiri olmazdı. Bu senin kararın, tercihindi. Lakin o tavrın bedelini ödemedin sen Volkan. Kapattılar, gitti.

Senin attığın eldiveni biri yerden aldı, eline taktı oynadı. Sonra diğer maçlarda da oynadı. Sen yoksun o işin içinde. Sen nerede varsın? Işıkların, prestijin olduğu yerde, Fransa'da varsın... Yok öyle hikaye. Elemeleri siz oynayın, şampiyonaya giderseniz "Hocam çağırırsa, oynarım..." Ne güzel iş ya Volkan? Ne güzel iş?

Niye attın eldiveni o zaman kardeşim?

Milli takım, iyi olanın oynayacağı yerdir. Adam sakattır, sezon boyu oynamamıştır ama şampiyonaya gider. Adam tüm sezonu formsuz geçirmiştir, 1 ay kala form yakalar, çağırılır gider. Sporda bunlara yer vardır. Lakin elemelerin ortasında eldiven atıp, Şampiyonaya katılımdan sonra "çağırırsanız gelirim" diye bir hikaye yoktur.

Volkan'a yakışan, "Ben Milli takımı bıraktım kardeşim, beni çağırmayın." demektir. Volkan bunu demiyorsa, dedirtmek gerekir. Volkan'ın Milli takıma katılması büyük hata olur. Onun hakkıydı, bu daha iyi kaleciydi değil mesele. Volkan, bıraktın mı kardeşim? Teşekkürler yolun açık olsun. Ayrıca, bana küfrettiler, eldiven atayım da gideyim diye bir olayı da kimse yemiş değil. Hele, "aman ceza alırsın" falan diye apar topar stadyuma geri getirildikten sonra. Bunlar hesaplı kitaplı yapılacak işlerdir. Hesaplı da yapılsa, hesapsız da yapılsa bir bedeli vardır. Çok da önemli bir bedel değildir, yere attığın eldiveni, yerden alıp tekrar giymeyeceksin. Giyeceksen de yere atmayacaksın...

Not: Medyada bu meseleye dair bir fikir açıcı yazı okudunuz mu? Okuyamazsınız çünkü medya o işlere bakmıyor. Onlar şuna bakıyor; Volkan çağırılır başarılı olursa ona göre yazarız, başarısız olursa ona göre yazarız. Volkan çağırılmaz ve başarısız olunursa ona göre yazarız... Fikir, ilke falan olmadığı için doğal tabi.


4 yorum:

  1. milli takım, iyi olanların yeri demişsin ama, orası pek açıklayıcı olmamış. Şahsen doğrusu, "milli takım, formda olanların yeri" dir. Zira, sen de örneklerle bunu doğrulamışsın aslında. Bir sezon boyu sakat olan ve/veya oynamayan adam, iddiası ve hedefi olan milli takımlarda turnuvaya ve turnuva hazırlıklarına çağrılmaz, lakin oyuncu havuzu kısıtlı ülkelerde (biz yavaş yavaş aşmaya başlıyoruz bunu) o dediğin adamı çağırırsın, mecbursundur çünkü. Turnuvaya gitmek için takımdan ayrılmak isteyen oyuncuların olayı da budur; "formda olmak".

    YanıtlaSil
  2. aynen katılıyorum yorumunuza.

    ayrıca ben volkanın kaleciliğinide beğenmem.her zaman basit goller yeme ve takımı yakma potansişeli var.bunu geçmişte çok gördük.babacan kaleye geçti ve basit bir gol yiyerek takım o golü çıkarmaya çalışmadı.

    bu sezon volkan iyi deniliyor.volkana top gelmiyorki aga.medyada birden volkan aşkı başladı son dönemde.ağız birliği edercesine volkanı 2016 ya yollamaya niyetlendiler.mucize şekilde euro 2016 ya giderken kalede babacan vardı.bence babacan ile devam edilmeli.son dönemde son 2-3 turvuva elemelerinde demirel vardı ve gidemedik.büyük ihtimal ttarena da eldivenleri bırakmasaydı gene gidemeyecektik.babacan bir şans oldu.ve basit goller yememeye başladık.

    YanıtlaSil
  3. sanki casillas bu adam.Niye mecbur olalım arkadaş?

    YanıtlaSil